2025 YILINDA İSTANBUL BİR DÜNYA MEGAPOLÜ OLACAK

Frost & Sullivan’ın mega şehir analizine göre İstanbul 2025 yılında 17 milyonluk nüfusu, Kocaeli ile bütünleşmiş kentsel yayılımı, bölgesel finans merkezi olma özelliği, kişi başına düşen araç sayısı ve ulaşım ağıyla dünyanın sayılı mega şehirleri arasında yerini alacak.

Dünyanın önde gelen Growth Consultancy & Research (Büyüme Danışmanlığı veAraştırma) kuruluşlarından Frost & Sullivan’ın “Kentleşmenin Etkisi, Mega Şehirlerin Mobilizasyon ve Taşıt Teknoloji Planlaması”* analizine göre 2025 yılında İstanbul Doğu ile Batı’nın kesiştiği bir konumda dünyanın en önemli mega şehirlerinden biri olacak.

17 milyona yakın bir nüfusu barındıran, trafikte üç milyonu aşkın aracın yer aldığı, kentsel yerleşim bakımından Kocaeli ile bütünleşmiş mega şehir İstanbul, yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın da gözde megapollerinden biri olacak. Frost & Sullivan Türkiye otomotive ve şehircilik araştırma programları yöneticisi Mohamed Mubarak, bu dinamik büyüme ve gelişim hızının doğru ürün ve hizmetleri sunan uluslararası veya yerli bir çok firma için de yepyeni iş fırsatları yaratacağının da altını çiziyor.

Demografik Yapı Dönüşüme Uğruyor

Günümüzde ülke nüfusunun %20’sinin yaşadığı ve gayrisafi milli hasılanın % 23’ünün üretildiği İstanbul’da, 2025 yılında demografik açıdan yaş gruplarının olgunlaşacağı ortaya çıkıyor. 14 yaş altı grup yüzde 24’ten yüzde 21’e, 15-34 yaş arası grup yüzde 37’den yüzde 31’e gerilerken, 34-60 yaş arası yüzde 31’den yüzde 36’ya, 60 yaş üstü grup ise yüzde 8’den yüzde 12’ye yükselecek.

Bu tabloya göre 2025 yılında İstanbul nüfusunun yüzde 68’ini 15-59 yaş arası grup oluşturacak. Demografik yapıda gerçekleşecek olan bu değişimlerinekonomik, sosyal ve ticari açılardan farklı yansımaları da olacak. 60 yaş üstü nüfusun artması sağlık ve ulaşım gibi alanlarda farklı ihtiyaçların doğmasına yol açarken, 34-60 yaş çalışan nüfus aralığında gerçekleşecek olan artış hanelerde daha fazla alım gücüne işaret edecek.

1985 yılında İstanbul’da kilometre kare başına düşen nüfus 1.067 kişi iken bu oran 2007 yılında 2.333 kişiye ulaştı. 2025 yılında ise bugün ağırlıklı olarak Avrupa yakasında yoğunlaşmış olan nüfus Anadolu yakasına taşınmaya başlayarak nüfus dağılımı belli bir dengeye oturacak.

İstanbul’un doğal kaynakları ve tarihi mirasının korunması açısından tehlike arzeden kuzeye doğru yayılma eğilimi ise batı-doğu aksında oluşturulmakta olan konut ve iş merkezi bölgeleri sayesinde gittikçe daha fazla kontrol altına alınacak. Avrupa yakasında Bakırköy, Bağcılar ve Büyükçekmece, Anadolu yakasında Kozyatağı, Ümraniye ve Pendik arasındaki bölgeler hızlı bir gelişmeye sahne olacak. İkitelli, Tuzla, Gebze, Çerkezköy gibi yerlerde iseyeni sanayi bölgelerinin kuruluşu gerçekleşecek.

Hane Halkı Araç Sayısında Yüzde 25’e Varan Artış Olabilir

Frost & Sullivan’ın analizine göre 2010 yılında İstanbul’da 1000 kişiye düşenaraç sayısı 138 iken 2025 yılında bu oran 150’ye çıkacak. Araç sahipliği oranında yaşanacak değişimle ilgili olarak Frost & Sullivan’ın farklı senaryo analizleri bulunuyor. İyimser senaryoya göre ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak bugün yüzde 35 dolayında bulunan hane halkı araç sahipliği oranının 2025 yılında yüzde 60’a kadar yükselebileceği tahmin ediliyor.

Mega Trafik İçin Çözüm Çok Merkezli Kalkınma ve Entegre Toplu Taşımacılık

Frost & Sullivan Türkiye otomotiv ve şehircilik araştırma programları yöneticisi Mubarak, 2025 yılında İstanbul’un üzerindeki trafik baskısını azaltmak için halihazırda yürürlükte olan doğu-batı aksında ’çok merkezli kalkınma’ modelini desteklediklerini ancak bu modelin başarı ile uygulanabilmesi için ulaşım, konut ve altyapı planlamasında tam entegrasyon ve otorite birliğinin sağlanmasının çok önemli olduğunu belirtiyor.

Ayrıca entegre toplu taşımacılığın önemine vurgu yapan Mubarak, denizyolları, demiryolları ve hava taşımacılığının tam entegre olması gerektiği, Yenikapı-Haliç örneğinde olduğu gibi yeni metro hatlarının geliştirilmesi ve Avrupa ile Anadolu yakaları arasında metrobüs ve feribot hatlarının çoğaltılmasının önemine dikkat çekiyor.

Marmaray, Boğaz’a raylı geçit ve diğer raylı ulaşım projelerinin İstanbul’un 2025 yılı vizyonuna göre projelendirilmesi ve geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Frost & Sullivan analistleri, 2025 yılında dünya çapında hizmet, sanayi, finans ve kültür sanat başkentlerinden biri olmaya aday İstanbul’un geleceğe yönelik yeniden yapılandırılmasının mega kaosların önünü keseceğinin altını çiziyorlar.

KAYNAK : www.konuthaberleri.com