BELGRAD ORMANI VE ADIM ADIM BİR KOŞU

Yine 10 yıllık bir İstanbullu olarak gitmenin hiç aklıma gelmediği, yakınından geçipte varlığını bile bilmediğim bir yere gittim geçen hafta sonu. Belgrad Ormanı.

İstanbul’un en işlek bölgelerinden birinde yaşadığım için açık havada spor yapamamaktan , egzoz dumanı eşliğinde yürüyüş yapıyorum diye kendimi kandırmaktan, mecburen spor salonuna gitmekten sıkılmıştım artık ki bu noktada arkadaşım Muna yetişip imdadıma “Biz her hafta sonu Belgrad Ormanı’nda koşuyoruz.”   deyince  hemen “ Ben de gelebilir miyim ?” diye atılmam saniyeleri aldı.

Cuma akşamı arkadaşlardan gelen bütün dışarı çıkma teklifleri geri çevrilerek erkenden yatıldı. Çanta hazırlanıp baş ucumuza konuldu ve saatler 07:00’ye kuruldu. Cumartesi günü bir kişiyken iki kişi olduk ve sabah erkenden sınıf arkadaşlarıyla pikniğe gidecek ilkokul öğrencisi heyecanıyla düştük yollara. Hatta öyle ki bu heyecanımız bir önceki günden başlamış herkese “Yarın Belgrad Ormanı’nda 6 KM. koşacağız.”  diye haber salmıştık. Sanırım bu hafta sonu yaptığımız reklam sayesinde kişi sayımız artacak.

Aslında önce arkadaşım Muna’nın bahsettiği “Biz” kısmını açmam gerekiyor. Muna’nın yazdığı çok sevimli bir blog var. O’nu okurken haberdar oldum aslında Adım Adım Oluşumu’ndan. Baktım bloğunda Muna koşuyor, yüzüyor, bisiklete biniyor, maratonlara katılıyor. Zaten sporu çok seviyorken bir de insanlara yardım ediyor. Yani anlayacağınız durmuyor hiç yerinde.

Hemen  bende bir merak araştırıyorum önce. Nedir bu Adım Adım ? Ben ve benim gibi kendi halinde spor yapanlar da  dahil olabilir miyiz bu oluşumun içine ? Spor yapmayı ve sağlıklı yaşamayı bu denli önemsiyorken aynı zamanda insanlara da yardım edebilir miyim ?

Yurt dışında charity running olarak bilinen bir kavram. Bundan 5 yıl önce 2007 yılından kendilerini  çalışan, okuyan ama diğer taraftan hayat sadece böyle geçmez diyerek düzenli olarak yürüyüş, koşu, bisiklet, yüzme gibi dayanıklılık artırıcı antrenmanlar yapan, Türkiye içinde ve dünyanın çeşitli ülkelerinde düzenlenen spor organizasyonlarına katılan amatör sporcular olarak ifade eden sadece 6 kişiden oluşan bir grup severek yaptıkları sporun aynı zamanda bir yardım aracı olabileceğini de düşünerek bir araya gelirler. Amaçları sportif etkinlikler aracılığıyla bağış/yardımda bulunmak isteyen kişi ve kurumlarla ihtiyacı olan kişileri buluşturan aracı bir Sivil Toplum Örgütü olmaktır.

Bu yola ilk adım attıklarında ellerinde yardım etmek için tek kuruşları bulunmayan Adım Adım Oluşumu 4,5 yılda 1.000 kişiye ulaşıp 1.500 yardımseverlik koşusu düzenleyip 2.400.000 TL. toplayarak ihtiyacı olan 9.569 kisiye yardım için milyonlarca adım atmışlar. Ve her bir AA sporcusu “sadece koşmayarak” 13 kişiye yardımcı olmuş.

Bir hafta sonu , sabahın erken vakti , oksijen dolu bir ortamda spor yapacak olmanın vermiş olduğu his ve aynı zamanda sadece koşmadığını bilmek bütün bunları bir araya toplayınca müthiş bir huzur hissediyor insan.

Adım Adım’ın her hafta Cumartesi günü saat 09:30’da başlayan koşularına katılmak isteyen herkes saat 08:30’da Levent Çevre Pastanesi’nin önünde toplanıyor. Arabası olanlar olmayanlara yardım ediyor. Ve yarım saat süren yolculuk sonunda oksijenin çapacak kadar bol olduğu Belgrad Ormanı’na geliyoruz. Cumartesi ve erken bir vakit olması nedeniyle henüz piknikçiler tarafından istila edilmemiş. Daha da erken gelenler koşularını bitirmişler. Neşet Suyu Mesire Yeri’ndeki parkuru bize bırakıyorlar.

Bu noktada Belgrad Ormanı’nın tarihinden bahsetmekte fayda var sanırım. Zira tarihini öğrenmeden bir olmaktan öteye gidemeyecek.

1521 yılında Sırbistan seferinden birçok Sırp esirle birlikte dönen Kanuni  Bizans zamanından kalan köylerin canlandırılması ve yeni köyler kurulması uygulamasına paralel olarak esirler, eski Ayvat Köyü yakınına, orman içine iskan edilir. Bu yerleşime ‘‘Belgrad Köyü’ adı verilir. Zamanla orman da aynı isimle anılmaya başlar. Daha sonraları bentlerin suyunu kirletmeleri sebebiyle 1894 tarihinde bir irade ile esirler ormandan çıkarılır.

XVI. Yüzyılda Türkiye’ de henüz ormancılığın başlamadığı dönemlerde ormanların korunamaması sonucunda büyük tahribatlar oluşmuştur. Sonra sonra  orman – su arasındaki mantıklı ve bir o kadar yararlı ilişki  anlaşılmaya başlanmış ve gittikçe kalabalıklaşan İstanbul’ un su ihtiyacının büyük bir kısmının Belgrad Ormanları’ ndan karşılanabileceği düşünülmüştür. Bu fikir üzerine  1554 – 1654 Mimar Sinan tarafından su kemerleri inşa edilmiştir.

Belgrad Ormanı , Türkiye’ de ormancılık faaliyetlerinin başlamasıyla 1857 yılında Fransa’dan memleketimize getirilen ormancı uzmanı L. TASSY’nin yetiştirdiği ilk öğrenciler için ve o zamandan bugüne kadar yetişen öğrenciler için çok önemli bir tatbikat ve öğrenme alanı olmuştur.

1953 yılında 7 tane bendi içerisine alan Belgrad Ormanı, suyun miktarına ve kalitesine yaptığı önemli koruma fonksiyonu göz önünde bulundurularak Bakanlar Kurulu kararı ile “KORUMA ORMANI” olarak ilan edilmiştir. Neşet Suyu Mesire Yeri bu alanlardan bir tanesidir. Adını Belgrad Orman’ larının ıslahı için çok gayret gösteren Müderris Neşet Bey’ den (1881 – 1929) almıştır. Hem biz çaylak koşucular, hem profesyonel sporcular için 6 km.lik güzel bir parkuru vardır.

İşte bu parkurda çaylaklar olarak profesyonellerin tezahürat ve destekleriyle antrenörümüz Kees eşliğinde AA profesyonel koşucularının yarışının peşi sıra  başladık tempolu yürüyüş-koşu şeklinde ilerleyecek olan aktivitemize. Hava mis gibi , ağaçların dallarından gökyüzü görünmüyor, korna sesi yok, bağırıp çağıran insan sesi yok, zaman zaman bir göletin yanında geçiyoruz, zaman zaman buz gibi su akan bir çeşmenin başından. Karşımızdan baba ve kız geliyor ya da önünde bebek arabasıyla koşan bir anne. Yürüyoruz , koşuyoruz, ter atıyoruz. Ayaklarımız yere vurdukça, derin derin nefes alıp oksijeni içimize çektikçe  işte o an gerçek hayatı ve yaşadığımız hissediyoruz. Hayatımızda o kadar çok eksi varken burada artılar topluyor ve biraz da olsa kendimizi nötrlüyoruz. Geride bıraktıklarımız aklımıza bile gelmiyor diyeceğim ama zaman zaman bu konuşun ardından yiyeceklerimiz geçiyor gözümüzün önünden itiraf etmeliyim. İstanbul ve orman kelimelerini bile yanyana düşünemiyorken bana sadece yarım saat uzaklıktaki bu şansı yakaladığım için çok mutluyum.

Çaylaklar 6 KM. Koşuya Başlarken

Kees’in ve çaylakbaşı Melis’in yardım ve yönlendirmeleriyle 6 KM. yi 1 saatte bitirdiğimizde yine aynı taraftar grubu bizi tezahüratlar ve limonlu çayla karşıladı. Tabi bizde de herkes uyurken 6KM koşmuş olmanın verdiği haklı gurur vardı. Çok keyifli bir hafta sonuna Belgrad Ormanı’nda başlayıp akşam Tünel Şenliği’nde devam ettik. Fırsat bulduğum her Cumartesi orada olacağım , olacağız, olacaklar.

Çaylaklar Parkuru Başarıyla Tamamladıktan Sonra

Adım Adım, ufak ufak harekete geçin. Belgrad Ormanı’na gidin , Fatih Ormanı’na gidin , Caddebostan Sahili’ne gidin. İstanbul’da  düşününce bu konuda da bir sürü alternatif var. Anneannem 80 yaşında ve Parkinson hastası. Bu saatten sonra ona ne iyi gelir diye araştırdığımda bile düzenli egzersizleri tavsiye ediyor doktorlar. 80 yaşından sonra o egzersizleri yapabilmesi ise çok çok zor.

Bu yüzden henüz  hiçbir şey için geç olmadan durmayın hem kendiniz hem de başkaları için hareket edin.