BİR ESKİ ZAMAN HİKAYESİ : NARMANLI HAN NO :390

Narmanlı Han

Narmanlı Han

“ Ankara’dan döndükten sonra Ahmet  Hamdi  Tanpınar profesör olarak Edebiyat Fakültesi’ne girdi. Aynı zamanda da güzel sanatlarda ders veriyordu. Mali durumu düzelmişti. Bana artık ablasının evinden ayrılıp taşınmak istediğini söyledi. Aklıma derhal bizim Narmanlı yurdunda giriş katında küçük bir daire geldi; bir büyük oda, mutfak ve banyodan ibaretti. Ucuza da verceklerdi. Teklif ettim. Hamdi çok sevindi. Derhal tuttu ve taşındı. Perde olarak gazeteler yapıştırdı. Bir iki tabak, bardak satın alındı.

Hamdi bir gün hasta oldu. bizim hizmetçi Melahat aşağıya inip, “Hamdi bey nedir o eski yorgan, o sizi ısıtmıyor, perdeleriniz de yok, niye böyle oturuyorsunuz?”
“param yok” demiş Hamdi.
“bunları size taksitle yaptırırım” ve yaptırdı da.
bu daire her akşam dolup taşıyordu; Bedri Rahmi (eyüpoğlu), karısı (Eren Eyüboğlu) , kızkardeşi Mualla… (şimdi hanegger’ın karısı) Sabahattin Eyüpoğlu, ressam Zeki Faik İzer, Mehmet Ali Cimcoz ve karısı Adalet Cimcoz. Türküler söylenir, yenilip içilirdi. “ diye anlatır Tatyana Moran Dün Bugün adlı kitabında.
Tatyana Moran ‘ın Narmanlı yurdu olarak bahsettiği adı 1933 yılında hanı satın alan Narmanlı ailesinden gelen İstiklal‘den tünele doğru inerken sağ tarafta kalan, en son Beyoğlu 2. Noterliği’nin bulunduğu , şimdi ise kimselerin görmediği, Narmanlı Han dan başkası değildir.
Hanın 1933 yılından öncesine uzanan bir tarihi var tabi. Yapımına ne zaman başlandığı konusunda çeşitli rivayetler mevcut. Ancak Beyoğlu 19. yüzyılda yeniden şekillenirken ilk inşa edilen yapılardan olduğu biliniyor. Ünlü İtalyan mimar Giussep Fossati tarafından inşa edilmiş. Bina ve bahçesinin kapladığı alan elçilik olarak kullanıldığı yıllarda bügünkünden hayli genişmiş. 1905 yılında istiklal caddesi’ni genişletme çalışmaları sırasında bahçenin bir bölümü caddeye katılmış ve han bugünkü içeride kalmış olan yerine çekilmiş. Narmanlı’nın karşı sırasındaki Rus Büyükelçiliği (şimdiki konsolosluk) binasının yapımına 1843′te başlanmış ve birkaç yıl içinde bitirilmiş. Konsolosluk yapılana dek hem elçilik binası hem de hapishane olarak kullanılmış Rus elçiliğinin taşınmasından sonra da konsolosluk büroları ve Rus ticaret ofislerinin bir kısmı burada çalışmaya devam etmiş. 1. Dünya Savaşı sırasında Rusya ile diplomatik ilişkiler askıya alındığında Narmanlı Hanı, yıllarca metruk kalmış. 1917 Devrimi sonrasında İstanbul’a gelen çok sayıda Rus mülteciye ev sahipliği yapmış.
1930′ların başında Rus hükümetine bağlı ‘‘Neft Syndicat’’ ile ‘‘İntourist’’ firmalarından başka tüm ofisler kapanmış, Narmanlı kardeşler binayı 1933′te satın alınca yeni dönem başlamış. Avni ve Sıtkı Narmanlı, o dönem İstanbul’un ünlü tüccarları. Binayı satın aldıktan sonra Eminönü’ndeki ofislerini hanın ikinci katına taşıyan Narmanlılar, sanatsever bir aile. Ticaret hayatından oldukça iyi paralar kazanan bu aile, Narmanlı Hanı’nı adeta bir sanat ve kültür merkezine dönüştürmüş. Narmanlılar, ısrarlara ve yüksek kira tekliflerine rağmen hanın odalarını taşralı tüccarlara vermek yerine ucuz bedellerle sanatçılara, yayınevlerine kiralamayı tercih etmişler.
Narmanlı ailesi  Sofyalı Sokağı ile Müeyyet Sokağı’nın kesiştiği noktadaki üç odayı Dr. Firsek Koral’a kiralamışlar . Bedri Rahmi ana girişin sağında bulunan iki katlı dükkanlardan birine yerleşmiş.Ulus Gazetesi’nin temsilcisi Neşet Atay Eyüboğlu’nun bitişiğini tutmuş.
Nitekim Narmanlı ailesi istediklerini gerçekleştirmişler .Han İstiklal Caddesi’ nin ve dönemin kültür ve sanat merkezi haline gelmiş. Ressam Aliye Berger 1930’lardan  1974’e kadar yine aynı yıllar arasında Ahmet Hamdi Tanpınar,  ressam-şair Bedri Rahmi Eyüboğlu bu binada hem yaşamış hem de çalışmışlar. Günlük Ermenice Jamanak Gazetesi  1966 yılından 1993 yılına kadar bu binada yayın hayatına devam etmiş. İstanbul’un ilk konfeksiyoncularından Antoine Visconti’nin mağazası da Narmanlı Han da yerini almış. 70 li yılların sonuna kadar durum  böyle devam etmiş..
Bunca şaaşalı dönemlerinden sonra Narmanlı Han da kaderine terkedilen tarihi binalar arasına katılmış. Han ‘ın son sakinleri de 2001 yılında Narmanlı ailesi ile Yapı Kredi Koray Yatırım Ortaklığı arasında yapılan kat karşılığı inşaat anlaşmasıyla yuvalarını terketmek zorunda kalmışlar.  Yapı Kredi Koray Yatırım Ortaklığı’ nın sitesinde yer alan bilgiye göre Han’ın restorasyonu ile İstanbullu’lar için bir buluşma noktası olacak. Ve proje ile han yeniden kültür ve sanat merkezi haline dönüşecek.
Şimdi hanın kapısı kilitli.  İstikalal Caddesi’nin kalabalığından kaçıp biraz soluklanmak isteyenlerin sığınağı olan bahçesine artık girilemiyor. Bir zamanlar nice sanatçıyı konuk etmiş odalarının pencerelerinden sarmaşıklar sarkıyor. Narmanlı Han  içerisinin cıvıl cıvıl kaynadığı eski günlerini özlüyor.
posted by gezerbocek