EL EMEĞİ GÖZ NURU AYŞE TEYZE ÇANTALARI

Metrekare başına düşen kavga eden çift ya da insan sayısının maksimumda olduğu bir gün bütün bu olumsuz havadan ister istemez etkilenen bir insan evladı olarak yahu nedir bu nefret bu öfke diye kendi kendime sayıklarken birden Ayşe Teyze geldi aklıma. Günler öncesinden konuşmuş , can kulağıyla dinlemiş , yaptığı çantaların fotoğraflarını çekmiştim. Çantalara ayrıca değineceğim ama bende büyük bir etki bırakmış olmalı ki sürekli gülümseyen ve sakin yumuşak ses tonuyla bize hikayelerini anlatırken hatırladım. Ve mutlu oldum o anda.

Nasıl başladınız bu işe ? Nasıl keşfettiniz kendinizi diye sorduğumuzda şu cevabı veriyor ?

Fakirlik nimettir diye düşünüyorum. Annem terziydi benim. Ve istediğimiz elbiseleri ona tarif eder diktirirdik. O’nu göre göre öğrenmiş olmalıyım. Bir gün kızım çok beğendiği bir çantayı gösterdi. Ama fiyatı çok pahalıydı. Ben de O’na bu çantanın aynısını dikeceğimi eğer beğenmezse beğendiği çantayı alacağımızı söyledim. Çantayı büyük bir özenle dikmeye başladım. Gerçekten  o çantanın güzel olması için çok emek verdim. Çantayı bitirdim. Ama kızım beğenmedi.

Sonra o beğenmeyince ben koluma takıp tekstilci bir arkadaşımın iş yerine gittim. Kapıdan içeri çantamı göstermeye gayret ederek girdim. O’da çantamı görür görmez çok beğendi söyledi. Sanki hep bunu duymayı bekliyormuşum gibi söyledikleri o kadar çok hoşuma gittiki. Ben o hevesle hemen eve gidip çanta dikmeye başladım. Bir sürü diktim. Sonra gidip dedim ki “Tamam ben diktim. Ve evde bir sürü oldu. Napayım?” derken Fındıkzade pazarında tezgah açtım.

Pazar müşteriden gelecek tepkileri ölçebilmek için gerçekten iyi bir yer. Çünkü oradaki alıcı cebindeki parayı çok dikkatli harcar. Eğer cebindeki parayla sebze almak yerine çanta almaya karar vermişse o zaman her şey yolunda demektir. Fındıkzade pazarı bu yüzden güzel bir deneyim oldu benim için. Ancak sağlık problemlerimden dolayı bırakmak zorunda kaldım. Bir sonraki adresim Cerrahpaşa idi. Çok  işlek bir caddenin üzerinde ufak bir dükkanım vardı. Ancak tıp öğrencilerinin durup çanta bakacak zamanı yoktuJ Orasını kapattık bu yüzden. Sonra bir gün bu pasajda dolaşırken tesadüf eseri bu dükkanı gördük.

“Ben bütün bunları hak ettim  “

Sürekli gülümseyerek tatlı tatlı hiç çekinmeden , sıkılmadan bizimle deneyimlerini paylaştı Ayşe Teyze. Hem de bunu defalarca yapmış olmasına karşın mütevazilikle, utanarak , sıkılarak . Halbuki övünmesi gereken bir başarıydı geldiği nokta. Sevdiği şeyin peşinden koşup istediğini başarmış bir örnek. Ancak söylediği bir şey vardı : “ Ben bu makineyi , bu dükkanı bütün bunları hak ettim. Eşime bir ceket dikmiştim. O zamanlar bir ilaç firmasında yönetici olarak çalışıyordu. İşe gittiğinde herkes ceketini çok beğenmiş ve markasını sormuş. Tabi onunda çok hoşuna gitmiş. Sonrasında bana mükafat olarak bu makineyi aldı”.

Sanırım O’nunla aynı konumda olup zaman zaman yılgınlığa düşenler için bu anlattıkları bir motivasyon kaynağı olabilir. En azından benim için öyle oluyor.

YETENEKLİ BİR AİLE

Eşi en büyük destekçisi olmuş Ayşe Teyze’nin. O’na son model bir dikiş makinası almakla yetinmemiş dükkanı açması konusunda da onu yüreklendirmiş. Dükkanı açıldıktan sonra eşininde dükkanda olduğu bir gün bir müşterisi yurt dışındaki arkadaşına doğum günü hediyesi için çanta hediye etmek istediğini, çanta üzerine resim çizip çizemeyeceklerini sormuş. Eşi de yine aynı tevazu ile çizmeye çalışırız cevabını vermiş. Kendisine verilen resmi çantanın üzerine çizmiş İlir Bey. Müşteriye vermişler. Ve müşteri çantayı gördüğünde göz yaşlarına engel olamamış. Asıl mesleği eczacılık olan İlir bey o günden sonra Ayşe Teyze’nin birbirinden güzel çantalarını çizimlerle renklendirmiş.

Hani olur ya kendinize bir güzellik yapmak istersiniz , bir çanta alayım ama kimsede olmasın dersiniz, çok sevdiğiniz arkadaşınızı , eşinizi dostunuzu , sevgilinizi güzel bir hediye ile mutlu etmek isterseniz ne alsam nereden alsam diye düşünmeyin. Hatta aklımda şöyle bir model var bundan bana kim çanta yapar derseniz doooooğru İstiklal caddesi Halep Pasajı’ndaki dükkanının yolunu tutun.