EMİNÖNÜ’NDEN AZAPKAPI’YA MİMAR SİNAN’IN İZİNDE

Tam bir sonbahar havası. Biraz daha toplanıp yağmur da bırakabilirim ama güneşin aramızdan kendini göstermesine izin de verebilirim diyor sanki bulutlar. Sırtımda çantam elimde haritamla yine sokaklardayım. Bu kez rotamı Mimar Sinan eserleri belirliyor. Gaudi İspanya’yasını görmek için bir yol bulunup yurt dışına gidiliyor da  ülkemdeki Mimar Sinan eserlerinden haberim var mı acaba diyorum kendi kendime.

Çekül Vakfı tarafından başlatılan bir proje Sinan’a Saygı projesi.  1990 yılında başlayan projenin ilk ayağı olan Sinan’a Saygı gezileri esnasında Sinan’ın eserlerini sistemli olarak fotoğraflanmaya, günümüzdeki durumlarını belgelenmeye devam ederken, on beş yıllık Mimar Sinan Envanteri birikimi de gezi haritalarına dönüşmeye başlamış. Ve elimde tuttuğum Mimar Sinan Eserleri  İstanbul Gezi Haritası ve Mimar Sinan Eserleri Trakya Gezi Haritası 2007 yılı başında yayımlanmış.

İstanbul  Gezi Haritası 7 rotadan oluşuyor. Her rotada yol üzerinde hangi Sinan eserlerini yer aldığı, bu eserler hakkında özet bilgiler yer alıyor.

Mimar Sinan’ın izinde ilk rotam Eminönü Azapkapı arası. Bu güzergahta toplam beş tane Mimar Sinan eseri var. Bunlardan birisi Süleymaniye Camii ki sanırım tek bir yazıya konu olur. Şehzade Mehmet Külliyesi, Hüsrev Kethüda Darülkurrası , Rüstem Paşa Camii ve Sokullu Mehmet Paşa (Azap Kapı) Camii diğerleri.

Bütün hafta gezeceğim bu eserler hakkında araştırma yapıyor ve bir gece öncesinden de kahvaltı mekanımı belirliyorum. Çünkü kahvaltımı yapacağım yer aynı zamanda başlangıç noktam olacak.

Yolum kahvaltıcılarıyla ünlü Beşiktaş’a varıyor. Meğer her zaman geçtiğim Şair Nedim Caddesi’nin ara sokakları ki özellikle Şair Veysi Sokak bir kahvaltıcı cennetiymiş. Bunu o gün fark ediyorum. Şair Veysi sokağa girer girmez yan yana dizilmiş kafeler ve önünde sıra bekleyen insanlarla karşılaşıyorum. Ama benim adresim başka. Kahvaltıcıları ve kalabalığı geride bırakıp daha önce kardeşimden birçok kez duyduğum toplasanız on masadan mütevellit şirin bir mekana doğru yol alıyorum.

Mekanın adı Reçel  Türevleri. Burası adından da anlaşılacağı gibi ev yapımı reçelleriyle ünlü. Üstelik öyle bir iki çeşitte değil. Mevsimine göre değişkenlik gösteren reçeller menüde yazdığına göre mekanın sahibi Türev’in annesi tarafından yapılıyor ve  Adana Kozan’dan geliyor. Karnınızı sadece reçelle doyurmanız beklenmiyor tabi. Menüde bir hafta sonu kahvaltı masasında yer almasını isteyeceğiniz her şey bulunuyor.

2 menü seçeneği olan mekanda peynir, zeytin, domates,salatalık, yumurta ve seçeceğiniz 2 çeşit reçelden oluşan menü oldukça doyurucu. Sucuk, salam sosis, pastırma gibi şeyler yemek isteyenler içinde ikinci bir kahvaltı menüsü daha var. Ekmekler Beşiktaş’ın tarihi fırını Aynalı fırından geliyor ve tazecik. Fiyatlar gayet makul. Hafta sonunda bir değişiklik yapıp ev yerine dışarda kahvaltı yapmak için ideal ama saatlerce oturup keyif yapmayı istiyorsanız farklı alternatifler denemenizi öneririm.

Veeee gezimize başlıyoruz : İlk durağımız Şehzade Mehmet Külliyesi . Detaylarımız ise diğer yazıda…