HUZURA DOĞRU BİR YOLCULUK – BÜYÜKADA- BALIK NEREDE YENİR ?

buyukada-33

Bir önceki yazımızda başladığımız Büyükada serüvenine devam ediyoruz. Otelimize yerleştikten sonra Ada’ya gitmeden önce yaptığımız araştırmalardan da yola çıkarak nerede yemek yiyeceğimize karar vermeye geldi sıra. Aslında nerede rakı-balık yapacağımıza karar vermeye çalıştık desek daha yerinde olur. Çünkü akşam olunca Ada’da başka seçenek bulamıyorsunuz, bulmakta istemiyorsunuz.

Büyükada gibi sadece yaz bilemedin sonbaharın başlarını yaşayan yerlerde balık yemenin bir maliyeti vardır. Bu maliyet  sizi bazen unutamayacağınız sürprizlerle karşılaştırabilir. Bu yüzden gitmeden önce ufak bir araştırma yapmakta fayda var. Listemize ; Mimoza Restaurant ve Kıyı Balıkçısı’nı aldık. Bir de Büyükadalı bir arkadaşımdan aldığım tavsiyeler var. O’na göre adada sıra sıra dizilmiş balıkçıların hemen hemen hepsi üç aşağı beş yukarı birbirine benzer kalitede ve fiyatlarda .

Mimoza Restaurant Fatih Türkmenoğlu’nun tercihlerinden. Biraz araştırınca iyi fakat iyiliğine oranla pahalı bir yer olduğunu öğreniyoruz.

Kıyı Balıkçısı bütün restaurantların sonunda salaş , denizin hemen kenarında masalarını atmış, kendi halinde bir yer.  Ancak bizim gittiğimiz saatlerde ki 21:00-22:00 arası masaları topluyorlardı.

Buraya gitmeyi gerçekten çok istedim. Çünkü böyle yerler kendini iyi göstermek adına dış görünümünü ,masasını, bardağını vs. makyajlamak yerine yemeğin lezzetine daha çok önem verirler. Esnaf lokantalarındaki ya da sokaktaki yiyeceklerin bazen çok daha lezzetli olmasının nedeni budur bana göre.  Onların makyaj yapacak güçleri olmadığı için işini en iyi yaparak daha fazla para kazanabilirler.

Ada restaurantları hakkında aldığımız duyumlardan birisi de canlı müzik yapan yerlerin hesaplara canlı müzik karşılığında ekledikleri hiç azımsanmayacak  meblağlardı. Bunu açık açık adisyonlara yazmıyorlar. Siz oldu da  adisyonu kontrol ettiniz ancak o zaman farkedebiliyorsunuz.

Bizim özellikle canlı müzik dinlemek gibi bir derdimiz yok. Zaten hangi mekana oturursanız oturun müzik sesi mutlaka duyuluyor. Bu yüzden bunca değerlendirmeleri göz önüne aldıktan sonra Kapri Restaurant’a oturmaya karar verdik.

Gittiğimiz dönem tam lüfer dönemi. Yemeden olmaz. Aynı zamanda mevsimi dolayısıyla her yerde satılan en ucuz balık  diye düşünüyorum ama işte tam da burada yanılıyorum. Çünkü bir lüfer 35 TL. ye satılıyor. “ Neden ?” diye sorduğumda  hemen İstanbul kıyaslaması geliyor  “ İstanbul’da bir lokantada 40 tl.den aşağıya yiyemezsiniz bu balığı.” Peki elimiz mahkum ve yiyeceğiz. Onlar da bundan para kazanacaklar. Maalesef çark böyle dönüyor. Ve aksini öğrenemiyoruz bir türlü.

Bütün bunları bir kenara koyuyorum. Kırk yılın başında kendime bir güzellik yapmışım bunun tadını çıkarıyorum elbette. Ama bir hafta sonunu ya da birkaç günün Büyükada’da geçirmek isteyenlere arada detayları sıralıyorum ki hazırlıklı gelsinler.

Balığım, mezem, kalamarım, salatam…Yanında tabi ki küçük rakım kadehime yağ gibi dolup bir yudum alınca İstanbul, işlerim, bilgisayarım uzun zamandır ilk defa bu kadar yakın ama bir o kadarda uzakta kalıyor. Yan taraftan yükselen müzik sesleri, rakı masalarında dost sohbetleri…Herkesin derdi aynı keyif almak, keyif alarak zaman geçirmek…Kavga yok , gürültü yok, trafik yok. Kahkaha var, bolca sohbet var ve uzun uzun karşı kıyıda bıraktıklarımıza attığımız bakışlar var…

Yarın Büyükada’da martı sesleriyle uyanacak olmanın ve bir turist gibi adayı hiç gezmediğimiz kadar gezecek olmanın heyecanı da ekleniyor buna.

Gece ilerliyor. Bir tarafta, eğlenceler doruk noktasına çıktığı, rakı aşka getirdiği, ellerin telefona gidip sevgililerin arandığı ,eskilerin hatırlandığı ya da rakı keyfinin üzerine kahvelerin yudumlandığı anlar geliyor. Yavaştan hesabımızı istiyoruz.

Veee bir sürpriz daha. Önümde çoook ama çok astronomik bir rakam görüyorum. Bir küçük rakıdan sonra bile gözlerim yuvalarından fırlıyor. Sonra kafamı garsona doğru döndürüp “ Bu nedir ?” bakışı atarken tepkim karşısında attıkları kahkahaları görüyorum. Gerçek hesap bu kağıdın arkasındaJ Her şey yolunda her şey hesaplandığı gibi fakat o da nesi : Servis ücreti. Kuveri anladıkta bu ne ola ki. Garson bana servis verdiği için ayrıca para mı alınıyor?  İlk defa denk geliyorum. Ve gelen müşteriye yolunacak kaz mantığıyla yaklaşılmasını anlayamıyorum. Yine garsonla  sohbetler , muhabbetler ve yine İstanbul kıyaslamaları derken lütfedip servis ücretini geri alıyor.

Kapri Restaurant hakkında kısaca bir genel değerlendirme yapacak olursak fiyatlar ortalamanın üstünde. Büyükada ortalamasında diyebiliriz. Balıkları taze ve leziz. Meze ve salata da iyiydi. Ancak balıktan sonra tatlı olarak benim vazgeçilmezim olan helva servis edilmiyor. Onun yerine irmik helvası veriliyormuş. Bu olmadı. Hizmet konusuna herhangi bir sorun yok.

Buradan dersimizi alıyoruz. Büyükada’ya gidildiğinde adisyonu mutlaka ve mutlaka kontrol et !!!!