İÇMEK YA DA İÇEMEMEK İŞTE BÜTÜN MESELE BU

Yazın gelmesiyle birlikte İstanbul’da yine geçen yıldan bu yana bitmeyen ama ne olursa olsun sonucu hiç değişmeyen tartışmalar başladı.

Hatırlarsınız geçen sene İstiklal Caddesi’nde yer alan mekanların önündeki yıllardır var olan masa ve sandalyeler  birden bire zabıtayı rahatsız etmeye başlamış,  belediyece belirlenen sınırları aştıkları gerekçesiyle toplanmıştı. Bu konuda gösterilen tepkiler tabi ki işe yaramadı.

Her şey unutuldu , insanlar yeni düzene ayak uydurdular ya da uydurmak zorunda kaldılar derken bu yaz da  Galata kulesinin etrafında toplanan kalabalık problem oldu. Kuledibi civarında ikamet eden insanlardan gelen şikayetler üzerine Beyoğlu Belediyesi harekete geçerek bu seferde kule etrafındaki bütün bankları toplama kararı almışlar. Ve artık polis kuleyi  güvenlik çemberine almaya karar vermiş.

Aslında kokusu geçen yıl çıkmaya başlayan bu olayda kendim ettim kendim buldum durumu söz konusu birazda. Zaman zaman kuledibinde vakit geçiren bir insan olarak geçtiğimiz yıla kadar bir tarafta kendi halinde arkadaşlarıyla oturup içkilerini yudumlayan insanların, diğer tarafta müzisyenlerin, beri tarafta jonglörlerin olduğu keyifli ortam yerini tatsız, seviyesiz bir kuru kalabalığa bırakmıştı diyebilirim. Sorun aslında içki içmek değil sorun içkiyi doğru içmekte sanırım.

Ama tabi bunu engellemek ve yasaklamak için polisi ya da dozerleri kule etrafında görmenin çok çirkin bir görüntü olduğu su götürmez bir gerçek.