İSTANBULUM ÇİÇEK AÇTI !!!

Gülhane Parkı'nda Lale Zamanı

” Çayır, lâleden haber gelince güzellendi. Ey gül vücutlu sevgilim sevin, bugün sevincin günleridir. ” demiş bir şair . Ne güzel de söylemiş. Zira İstanbullular yani biz , hepimiz sevincin günlerini yaşıyoruz şu  sıralar. Her yer bakmaya doyulmayacak kadar güzel ve renkli lalelerle dolu.

Artık geleneksel hale gelen Lale Festivali’nin 6.sı 1 Nisan itibariyle başladı. Ve 2011 lale sezonu için; 11 milyon 500 bin adet lale dikildi. 2010 yılı sonunda dikilen 112 farklı türdeki bu laleler erken, normal ve geç açan olarak Nisan – Mayıs ayı boyunca görülebilecek.

Gülhane Parkı'nda Lale Zamanı

İstanbul’un her köşesinde bize bütün güzelliğini sergilemek için sene boyunca bekleyen laleleri görebilirsiniz. Ancak belli bölgelerde daha fazla. Örneğin sadece Emirgan Korusu’na 112 farklı türde 1 milyon 720 bin lale dikilimiş. Ki Emirgan Korusu’nu ziyaret ettik. Gerçekten görülmeye değerdi. Bu mevsimde görülmeye değer bir başka yer ise Gülhane Parkı. Gidip gördükçe burada fotoğrafları paylaşacağız.

Emirgan Korusu'nda Lale Zamanı

İstanbul’da her yıl nisan ayında  etrafta laleler görülmeye başlanınca hep aynı konu tartışılır : Lalenin anavatanı neresi? Birçok kişi laleyi Hollanda ile özdeşleştirir.

Ancak lalenin (Tulipa) ana vatanının Orta Asya olduğu sanılmaktadır. Romalılar ve Bizanslılar laleyi tanımıyorlardı. Anadolu’da lale ile ilgili ilk bilgiler Türkler ile başlamıştır. Lale çiçeği on ikinci yüzyıldan itibaren Anadolu’da süsleme motifi olarak kullanılmıştır.

Emirgan Korusunda Lale Zamanı

Osmanlıdan avrupaya taşınması şöyle olmuştur. avrupalı gezgin Busbecq ‘in   osmanlı topraklarında seyahat ederken tarlasında çalışan bir çiftçi görmüş ve kafasındaki tülbente sıkıştırdığı lale dikkatini çekmiş. çiftçiye kafasındakinin ne olduğunu sormuş fakat amcamız da bezi sorduğunu sanarak tülbent cevabını vermiş ve gezginin çevirmeninin yaptığı bir hatadan dolayı “Tulip” ismini almıştır.

Lalenin Hollanda’ya nasıl gittiğiyle ilgili birçok rivayet var olsa da kesin olan bir şey var ki onlar laleyi bizden daha çok sevmişler ve kıymet vermişler. Hatta öyleki bir dönem lale borsada işlem gören hisse senedi misali kullanılmış. Bu döneme lale soğanlarının fiyatlarında  meydana gelen aşırı dalgalanmadan dolayı  ”Lale Çılgınlığı ”  adını vermişler. Bu olay genelde tarihteki ilk spekülatif balon (veya ekonomik balon) olarak biliniyor.

Eminönü'nde Lale Zamanı

Adını dönemlere vermiş ( bizim de bir Lale Devrimiz var biliyorsunuz ), doğu kültür ve mitolojilerinde özgün bir yere sahip özel bir çiçektir lale. Anadolu’da laleyi şiirlerinde kullanan ilk düşünür Mevlana Celaleddin Rumi (1207-1273) olmuştur.

iran mitolojisine göre yıldırımın yaprağın üstündeki çiğ tanesine düşmesi, çiğ tanesi ve yaprağın alev almasını müteakip donması sonucu meydana gelen bir çiçektir güzeller güzeli lale. Lalenin tam içinde ve ortasındaki siyahlık işte bu yanıştan meydana gelmekteymiş.

Bir söylenceye göre ise Ferhat ile Şirin’in hikayesinden doğmuştur.  Kırmızı lale Ferhat’ın Şirin’e ölümsüz aşkını simgeler.

Mevlana’nın ” En kısa ama en güzel gülümseme ” olarak nitelendirdiği lale şehr-i İstanbul ‘a ise bir başka yakışır, bir başka gülümser. Çiçek açmış binlerce laleyi İstanbul’da görmek mutluluk kaynağıdır. İskender Pala Katre-i Matem’de bunu çok güzel anlatır :

” İstanbul toprağına düşmeyince bir lale renge durmaz yaprağı, gülümsemez çiçeği. Bâkir kâselerinde demlenmiş düşler getirir lale hayatımıza ve yaşama sevinci vurur kalplerimizin duvarlarına.

Kapa gözlerini ve dinle saki, bir istanbul lalesinin çığlıklarını duyuyor musun?!… istanbul’a çıkmayan bir lale yolu, laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir. Rüzgârları toplayan hüzünler ağlar yoksa İstanbul bahçelerinde ve bir kabir başında ışıklar yas tutar gibi laleler ağlar seher vakitlerinde.”

Tags: