KUTSAL HALKANIN KUTSAL MEKANI : ÇITIR SİMİT

ÇITIR ÇITIR SİMİT

İstanbul’dan uzaktayken en çok özlediğim yer Boğaz’dır. Boğaz denilince aklıma vapur , vapur denilince çay/ayran , simit  ve peynir gelir. Gittim, başka bir ülkeye de gittim. Ama simit diye pretzellardan medet umdum. Tabi umduğumu bulamadım. Bölerken çıtırt diye kulağıma gelen sesi , mis gibi kokusunu özledim. Boğaz , simit , simit, boğaz diye sayıkladım durdum.

Anlaşıldığı üzere simiti severim. Şaka değil neredeyse bıkmadan her gün yerim. Önüme kurulabilecek en mükellef sofrayı bile görmezden gelip garsonu “ Siz de simit var mı ? “ sorusuyla şaşkına çevirebilirim.  Ve her gün simit saraylarından tutun da bir çok seyyar satıcıdan simit tatmış biri olarak iyi simit nerede yenir sorusuna tek bir cevap veririm (şimdilik): “ ÇITIR SİMİT “ .

ÇITIR SİMİT hem en güzel simidin yenilebileceği hem de düzgün esanflık örneğinin  görülebileceği bir yer benim için. Simidin mabedi desem yeridir. Buraya  ilk gittiğim zamanla ilgili bir anımı anlatayım hemen size. Aklımda denize sıfır İSTANBUL’umda sabah kahvaltımı simit , peynir , çay üçlüsüyle yapmak fikrinin olduğu günlerden birinde koşar adım ÇITIR  SİMİT’e doğru ilerliyorum. Mis gibi koku  tıpkı çizgi filmlerdeki gibi daha sokağın başından  “ gel gel “ diyen bir parmakla beni olay mahalline davet ediyor. İçeri giriyorum. Gözlerim yuvalarından fırlıyor. Ve hemen parmak hesabına başlıyorum : Kaç tane alsam “ Bir,  iki yok yok üç olsun bi de yanına çatal alıyım ben bunların  “  . “Üç simit bir çatal abi “ dememle elimi çantama atıp para çekmediğimi hatırlamam bir oluyor.  Benden kendime çemkirme nidaları yükselirken Rıza abi beni teselli ediyor “ Olsun be kızım. Bi dahaki geldiğinde ödersin. Sen yabancı değilsin. Biz de hep burdayız. “  Alıp simitleri çıkıyorum. Ama bir taraftan hala kendi kendime söylenmeye devam ediyorum. Diğer taraftan da şaşkınlık, hayranlık, mutluluk karışımı bir his beliriyor bende. Çünkü o durumdaki  müşterisine potansiyel hırsız gözüyle bakmayıp bu kadar güven duyan esnaflar kalmadı artık sanırdım. Varmış. Demek ki enseyi karartmamak lazım.

Çıtır simitler yemeye hazır

Gelelim ÇITIR SİMİT simitlerinin alamet-i farikasına. Soruyorum  Rıza Abi’ye nedir sizin sırrınız : “ Önce dürüstlük “ diyor. “Fazla fazla yapacağım diye malzemeden çalmayacaksın. Ondan bundan kısmayacaksın. Her şeyin iyisini, güzelini kullanacaksın “ diyor . Onlar  simidi sarı un, su, tuz ve ekşitilmiş hamur mayası ile yapıyorlar. Odun ateşinde pişiriyorlar. O odun kokusu nasıl güzel siner simitlere. Yazın da mutlaka soğuk su kullanılması gerektiğini, yoksa hamurun ekşiyeceğini söylüyor. Bir de bu işe el hüneri marifeti de eklemek lazım. Çünkü bu ufacık yerde birbirinden deneyimli altı kişi çalışıyor.  Sonrası zaten malum böyle lezzetli simitler  ve diğer ürünler ortaya çıkıyor, kapış kapış gidiyor. Bu arada belirtmeden geçmeyeyim çatalları da en az simitleri kadar lezzetli. Annemin yaptıklarına en yakınını burada yedim diyebilirim. Bu lezzetten dolayı benim için bütün yollar Karaköy’e çıkar.

Ev yapımı kadar lezzetli çatallar

Acaba bir tek ben mi ÇITIR SİMİT simitlerinin iyi olduğunu düşünüyorum derken geçen hafta ÇITIR SİMİT simitlerinin lezzetini test ettirme fırsatı buldum. Biri İtalyan diğeri Portekizli olan ve üç gün boyunca İstanbul’da bol bol simit yiyen misafirlerime bir de ÇITIR SİMİT’ten aldığım simitleri tattırdım. Simitler hakkında öncesinde hiçbir bilgi vermedim. Ve simitleri yedikten sonra ilk verdikleri tepki : “ Bu simitler şimdiye kadar yediklerimizin en iyisi. Daha çıtır çıtır . Nereden aldın ? “  oldu.

Diyelim yolunuz İstanbul’a düştü ya da İstanbul’da yaşıyorsunuz ve canınız simit çekti. Ne diyoruz ” Başka yere gitme ÇITIR SİMİT’e gel. ”

Dünyanın en güzel dörtlüsü

Ve hatta size ÇITIR SİMİT’ten başlayan bir rota çizelim. Simitlerinizi alın, solda Fransız Geçidi’ nden geçip Kemankeş Caddesi’ne çıkın. Kemankeş Caddesi’nin tarihi dokusunun büyüsüne kapılıp gezerken Namlı’da biraz durun. Simidinizin yanına en güzelinden biraz peynir kestirin , belki bir de zeytin ezmesi . Sonra yeniden yolun sağından doğru devam ederek Karaköy Tramvay İstasyonu’na yönelin. Tramvaya binin ve Gülhane Parkı’nda inip Setüstü Çay Bahçesi’nde bir demlikte çay söyleyip denize nazır İstanbul’un tadını çıkarın. Unutmadan söyleyelim tükkan pazar günleri kapalı.

ÇITIR SİMİT ADRES : Mumhane Cad. No: 83-85  Karaköy

KROKİ


Şunu daha büyük bir haritada görüntüle: Başlıksız