SOKAĞIN SESİNE KULAK VERENLER : THE BUSKING PROJECT

İstanbul’umun yağmurlara teslim olduğu İstanbul Film Festivali heyecanıyla o film den bu filme koştuğum  bahar günlerinden birinde bir yandan da çoook uzaklardan ülkemize gelen bir kaç deli adamla buluşmanın ve konuşmanın planlarını yapıyordum. Onlar kaçtı ben kovaladım, yağmur yağdı , elektirkler kesildi.  Üstelik sular da kesikti derken derken onları yakaladım. Peki neden onları bu kadar kafama takmıştım ? Benim delilerle ne işim olurdu ? Hiç akıllıları bulduğum oldu mu gibi sorular gelebilir aklınıza değerli okuyucu. Gelmesin.

Onları buldum çünkü…

Onları buldum çünkü çok imrendiğim,  hayranlık duyduğum “ Ah keşkem…Bir gün acaba ben de  “ cümle kalıplarına konu olacak  bir işle uğraşıyorlardı. İlginçti , cesaret istiyordu , hep hayalini kurdukları bir işti ve bu yüzden bir hayali gerçekleştirmek için yollara düşmüşlerdi. Başarıyorlardı da. Ve benim ve  herkesin hayalini kurup , çok az kişinin cesaret edebildiği bir işi yapan bu gruba sorulacak sorularım vardı. Çünkü biz de bu sitede az çok onlarla aynı pencereden bakmıştık şehre.

Hikaye şöyle başlar …

New York’ta yaşayan kahramanımız Nick Broad burada yaşadığı altı yıl boyunca sokakta  performans sergileyen insanların videolarını çeker. Bu işe önce hobi olarak başlamıştır. Kimbilir belki ona da annesi “Yapma demiyorum oğlum hobi olarak gene yap.” demiştir.2007 yılında New York’taki sokak performansçılarını tanıttığı Undercover Newyork adlı siteyi kurar. Dünyanın bir çok ülkesinden gelip sokakta var olmaya çalışan insanların yaptıkları ve aslında yaptıklarından da çok onların hikayaleri cezbeder onu. Sokaktaki yaşamın altından öyle hayatlar çıkar ki her birisini gerçek bir hediye olarak nitelendirmesi boşuna değildir.  Bunlardan birisi başkan Mao’nun devrimini yaşayan yoksulluk sınırındaki Çin’den kaçan kemancı diğeri ise yaşamı sevdikleri işi yapmakta bulan  Brooklyn doğumlu şarkıcılar  Acapella Soul dur. Bütün bunlar yetmez daha fazla hikaye dinlemek ister Nick. Sadece New York’tan değil dünyanın başka başka yerlerinde sokaklarda var olan hayatları paylaşmak ister. Bu Düşüncesini arkadaşı Chris’e açar . Birken iki olur sonra üçlü olurlar. Sonra bir hayalin peşinden düşerler yollara. Hikayenin geri kalanını bir de onlardan dinleyelim.

GB : Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz ? Bu projeden once neler yapıyordunuz ?

Chris : Daha öncesinde kısa hikayelerden oluşan bir koleksiyon üzerinde çalışıyor ve  tırmanma ve dağcılık dersleri veriyordum. Aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerde takım çalışması ve kişisel gelişim konularında da dersler verdim.

Nick : 2007 de New York’taki sokak performansçılarını tanıtan Undercover Newyork isimli siteyi kurdu. Daha sonra 2010 yılında aynı konuda Manhattan’da altı haftalık bir program yaptı.

Belle (Grubun tek bayanı ) : Projenin sanat yönetmeni. Belle  uzmanlık alanı atölye sanatı ve yaratıcı yazarlık alanlarında . Editör , eğitimci ve görsel sanatçı olarak çalıştı.

GB : İkinci sorum projenizle ilgili yani Busking Project ‘le. Bu proje dışarıdan bakan bir insan olarak bana bir rüya gibi geliyor yaptığınız iş. Yani bir amaç uğruna neredeyse bütün dünyayı dolaşmak. Kolay bişey olmasa gerek. Merak ettiğim şey şu Busking Project nasıl doğdu ve bir hayal nasıl gerçeğe dönüştü ?

Chris : Bu fikir Nick ‘e ait . Bu işi düşündükten bir süre sonra benimle bağlantıya geçti ve sonra da Belle aramıza katıldı. Beraber çalışmalara başladık. Bir yıla yakın süren bir hazırlık aşamamız oldu. Sanırım gerçek olan tek bir şey vardı . Oda yapılacak çok şeyin olduğu. İşe internet üzerinden sokak performansçılarını araştırarak başladık . Bulduklarımızı bulundukları ülkeye göre gruplandırıp rotamızı belirledik. Bu iş için reklam yapmalıydık , kaynak yaratmalıydık , sponsor bulmalıydık.Bunun üzerinde çalıştık. Sonra  bir site kurduk  ve bu işin bir proje olmasını sağlayacak diğer bütün işlerle uğraştık. Birçok insan bize yardım etse de var olan o kadar işle başa çıkmaya çalışan üç kişiydik. Ve hala yapılacak sayısız iş vardı. İşin başından beri kendimize yetişmeye çalıştık.

GB : Gittiğiniz ülke ya da şehirlerdeki sizin deyiminizle “busker” ları  nasıl buldunuz peki ? Onlarla nasıl bağlantıya geçtiniz ?

Bu konuda çok fazla  ve çok yönlü  araştırmalarımız oluyor.

İlk kontak tabi ki internet vasıtasıyla kuruldu. Bir de gelen tavsiyeler, genel araştırmalar var. ya da bizim projemizi duyan performans sanatçıları bizleri kendi ülkelerine davet ediyorlar. E-mail yoluyla gerçekten çok iyi geri dönüşler aldık.

Şans eseri karşımıza çıkanlar  ( şans faktörü ) : İstiklal caddesi gibi belli ve bilindik performans alanları duyuyoruz. O bölgeye gitmeden önce lokasyonu ve performansçıları  araştırıyoruz.

Aracı ve organizatörler : Hali hazırda bir mekanda çalan ve projeyi desteklemek isteyen kişiler ya da gruplar  bizim için bir şeyler organize ediyorlar.

GB : Peki şimdiye kadar kaç ülke dolaştınız ? Ve bundan sonraki planınız ne olacak  ?

Bu soruya ben ( gezerböcek) cevap vereyim. Türkiye Busking Project grubunun  uğradığı 7.ülkeydi. Burada sitemizde çalışmalarına yer verdiğimiz Light in Babylon ve Billy Not On Holiday gruplarıyla tanıştılar ve de çalıştılar. Hedeflerinde 40 ülke var.

Michal Elia Kemal - Light In Babylon

GB : -Asıl sormak istediğim soruya gelelim. Biliyorum İstanbul’da çok uzun sure kalamayacaksınız. Ama yine de sizing bakış açınızdan İstanbul’u merak ediyorum. Çünkü ben inanırım ki bu şehirde yaşayan ya da  bu şehire gelen her insanın farklı bir İstanbul’u vardır.

İstanbul hakkındaki izlenimleriniz neler ? Yaşam, insanlar, müzik , gecesi , gündüzü, yemekleri… Sizin İstanbul’unuz nasıldı ?

Chris :İstanbul hakkında izlenimler : Haklısın bu kadar kısa zamanda İstanbul hakkında yoruma sahip olmak çok zor. İstiklal caddesinde geçirdiğimiz zaman  dondurma satıcılarıyla, kahve dükkanlarıyla, tramvaya asılan çocuklarıyla ve tabii ki sokak müzisyenleriyle  bizim için çok eğlenceli ve heyecan vericiydi. … ( Billi not on Holiday ve Light in Babylon u performanslarını çekmek ve onlarla çalışmak inanılmazdı. )

Vapura binmek , martıları fotoğraflamak ve kıyıda balık ekmek yemek harikaydı.  Asya ve Avrupa’nın zıtlıkları  bu kadar büyük bir  şehirde birleşmiş. Ama burada  aynı zamanda evimizde gibiydik. Evimizde ve mutlu.

GB : Peki İstanbul’u tek bir kelime ile ifade edecek olsaydınız bu ne olurdu ?

TEK KELİME İLE İSTANBUL : BÜYÜK

Biz yatağımızda mışıl mışıl uyurken Busking Project şu sıralarda Rusya’ya doğru yol alıyor. Aralık ayında Brezilya ile sona erecek 10 aylık yolculuklarında  30’dan fazla ülkede 40’tan fazla şehir gezmeyi bu seyahatin sonunda ise tüm bu birikimleri kitaba, DVD ye , bir oluşuma dönüştürmeyi planlıyorlar. Amaçları insanların bu işe biraz daha anlayışlı bir bakış açısına sahip olmaları ve kendi çablarıyla sanat icra eden , zor şartlarda çalışan sokak performansçılarının desteklenmesini sağlamak. Çünkü onlar da sokakta hayat olduğuna inanıyorlar. Ve hayatı sokakta , severek yaptıkları işlerinde bulan bir gruba bıraklım son sözü :

http://thebuskingproject.com/performers/billy-not-on-holiday-2/

Billy Not on Holiday from The Busking Project on Vimeo.

Grubun çalışmalarını , nerede , ne yaptıklarını, gittikleri yerlerde yaptıkları keşifleri , videoları onlarla iligili her şeyi internet sitelerinden, facebooktan ya da twitter’dan takip edebilirsiniz. Cevap bulamadığınız sorular için ise hemen ileişime geçebilirisiniz. Tecrübe ile sabittir. Hiç bir sorunuz cevapsız kalmıyor.

TBP web sitesi : http://thebuskingproject.com/

Facebook adresleri : https://www.facebook.com/pages/The-Busking-Project

Twitter adresleri  : http://twitter.com/#!/buskingproject