SOKAKTAN…STENSIL BENİM İSYANIMDI !!!

İstanbul’un ara sokaklarında dolaşırken duvarlarda çeşit çeşit kimi güldüren , kimi düşündüren bir sürü figüre mutlaka rastlamışsınızdır. Zira şu sıralar etrafta dikkat çekecek kadar çok var. Ve giderek çoğalıyorlar. Şimdilerde grafitinin yerini alan duvarlarda gördüğümüz stensıllardan (stencil) bahsediyoruz.

Stensil aslında geçmişi prehistorik – tarih öncesi – döneme kadar dayanan bir teknik. Bu tekniğin bir sokak sanatı olarak yükselişe geçtiği dönemler ise 1980’lere denk geliyor. Uygulanışı farklı olsa da stensil grafitinin bir uzantısı olarak kabul ediliyor. Tıpkı grafitide olduğu gibi toplumun ya da sokağın sesini  ve karşı duruşunu yansıtıyor. Bu yüzdendir ki genelde siyasi görüşleri ortaya koymak için kullanılıyor. Stensıl aslında bir isyanın dışa vurumu da denilebilir  Bunun yanı sıra stensılın reklam amaçlı kullanımı da yaygınlaşıyor.

Peki nasıl uygulanıyor bu teknik : stensilde herhangi bir resim, karikatür, fotoğrafı kullanabilir ya da kendiniz bir figür çizebilirsiniz. elinizde renkli bir resim varsa, onu önce bilgisayarda stensil için uygun kontrast oranına getirmeniz gerekiyor. resim siyah-beyaz hale gelip, fotokopi baskısına benzediği zaman şablon olarak kullanılmaya hazır oluyor. resmin kağıt çıkışından şablon hazırlanıyor. sprey boyayla erimemesi için, şablon kalıbı asetat, pvc ya da metale uygulanıyor. işin en eğlenceli kısmıysa şablonu duvara uygulamak. şablonu yerleştirdikten sonra en iyi sonucu almak için sprey boya 20 cm uzaktan püskürtülüyor.

Dünyada stensılın  Fransa’dan Blek Le Rat , İngiltere’den Banksy , Amerika’dan John Fekner gibi  oldukça bilinen temsilcileri mevcut . Ve bir çok sanat galerisi önceleri sanat olarak değerlendirmediği  bu işi artık ciddiye alıyor, önemsiyor.

Sprey boyayla yaptığı işlerle tanınan Turbo lakaplı Tunç Dindaş ve Nalan Yırtmaç da Türkiye’de stensılın ustaları sayılıyor.

İstanbul sokaklarında sıkça gördüğümüz  stensıl örneklerini fotoğrafladıkça burada paylaşacağız. İşte onlardan bazıları: